Duyuru:

Açıldık hayırlı uğurlu olsun herkese...

Taboo1
  • Eren Can
  • 826
  • Ocak 12, 2017
  • 0
  •  7

Taboo 1. Bölüm Nasıldı?

Tom Hardy ve Steven Knight’ın gerisinde bulunduğu mini dizi Taboo 1. Bölüm Shovels and Keys ile gerektiğince kasvetli ve karanlık bir havaya büründü. Ardında cevaplanmayan pek çok soru bırakan James Keziah Delaney’in, Afrika’dan İngiltere’ye dönüşündeki gizem de belli ki kalan yedi seksiyone yayılacak. Bu tarafta kapitalizm ve emperyalizmin birleştiği noktanın tam üstünde duran James Delaney, izleyiciye daha çoğunu verecek gibi duruyor.

 

***Bu makale Taboo 1. Bölüm ile ilgili spoiler içerir(okumadan uyaralım sizi).***

Taboo 1. Bölüm

 

Bir devre dizisi olarak televizyondaki konumunu alan Taboo, sadece kamera önünün değil kamera arkasının da oluşturduğu büyük beklentilerle yola çıkmıştı. Tom Hardy’nin son devredeki projeleri göz önünde bulundurulursa, Taboo’nun başrolünde yer alması bile merak uyandırmak amacıyla yeterli bir nedendi pek çoğumuz amacıyla. Üstelik ilk seksiyonü Shovels and Keys ile izleyiciyle buluşan endeksin yaratıcısı olarak karşımıza çıkan Tom Hardy’nin, bu esrarengiz yolculuğa babası Chips Hardy ve Steven Knight ile çıktığını söylemek de yeni bir merak ögesi olmak amacıyla mühim bir faktördü. Sanırım geriye sadece endeksin yapımcılığını üstlenen ismin Ridley Scott bulunduğunu söylemek kalıyor. Bütün şunlar birleşince tek yapmamız gereken derin bir soluk alıp, Locke ile şaşırtıcı işler meydana çıkarabileceklerini gösteren, dizi aleminde adından sıkça söz ettiren Peaky Blinders ile bu beraberliği perçinleyen Hardy ve Knight çiftinin gerisinde bulunduğu mini dizi Taboo’yu izlemek ve esrarengiz havasını içimize çekmek.

 

Taboo 1. Bölüm: “Yaptğınız Kötülüğü Biliyorum, Çünkü Bir Zamanlar Ben de Onun Bir Parçasıydım”

15822548_1670272533270149_1159130452705225195_n

Taboo 1814 yılının Londrası’nda geçiyor. Tom Hardy’nin yaşam verilen James Keziah Delaney on senedir bulunduğu Afrika’dan İngiltere’ye babasının cenazesi amacıyla dönüyor. Fakat babası dışında her bireyin yolculuk ettiği köle gemisinin batmasıyla beraber öldüğünü düşündüğü James Delaney’nin cenazede görünmesi bir anda ortalığı karıştırıyor. Genellikle üvey kız kardeşi Zilpha (Oona Chaplin) ve kocası Thorne Geary (Jefferson Hall) bu durumdan hiç hoşnut olmuyor; çünkü planlarının James doğrulusunda bozulacağını adı gibi biliyor. Peki, herkesi birbirine düşüren ve tedirgin eden bu planın esasında ne yatıyor? İşte bu noktada devree East India Company (Doğu Hindistan Şirketi) giriyor ve babasının James’e bıraktığı Nootka Sound bölgesini Zilpha’nın şirkete satmak amacıyla uyuşma yaptığı meydana çıkıyor. Fakat East India Company’nin hayalet sandığı James’in boyun eğeceğini düşünmesi ve tam aksine James’in bir saniyeliğine bile olsa bu zevki onlara tattırmaması kalan yedi seksiyonün odağına götürüyor bizi. Dahası, intikam alabilmek amacıyla Afrika’dan dönen James’in tek yapması gereken East India Company ile uğraşmak değil, babasının esrarengiz ölümünü de çözüme ulaştırmak olacak.

Kasvetli ve karanlık havasıyla ilgi çeken endeksin ilk seksiyonü Shovels and Keys’in ardında pek çok soru işareti bıraktığını söyleyebilirim. Sekiz seksiyonden meydana gelen bir mini dizi olmasına, hem de bir de devre dizisi olmasına rağmen ilk seksiyon itibariyle mevzuya tam olarak hakim olmayı beklemek hatalı bir kanaat olurdu zaten. Zira tarihten esintiler görsek de, Taboo’nun en mühim silahı oluşturduğu esrarengiz hava ve James Delaney karakterinin evrilebileceği kimlik. Dolayısıyla iyi bir öykü anlatısı yaratılmışsa eğer, Taboo’nun beklentileri bir hayli karşılayacağını söylemek mümkün. Fakat ilk seksiyon tarafından genel bir değerlendirmede bulunursam, kapı kapı dolaşan Tom Hardy’den çoğunu göremedik. Evet, James karakteri yürüyüşü ve kendinden emin duruşuyla bile merak uyandırmayı kafayardı. Fakat endeksin bütününü düşündüğümüzde, doğru bir çizgide gelişen öykünin yanı sıra Hardy’yi destekleyecek yan karakterlerin de yer alması gerekiyor bana kalırsa. Yine de, sadece ilk seksiyone bakarak ileriye dönük bir çıkarım gerçekleştirme amacıyla erken bulunduğunu düşünüyorum.

 

Taboo 1. Bölüm: Kapitalizm ve Emperyalizmin Birleştiği Nokta

15974832_1673147332982669_1524784334542637806_o

James karakterini destekleme vazifiyeti de en çok East India Company Başkanı Sir Stuart Strange’e düşüyor belli ki. Game of Thrones’da High Sparrow karakteriyle kendi hükmünü Yedi Krallık’a yaymak isteyen Jonathan Pryce’ın açıkçası bu rol amacıyla iyi bir seçim olabileceği kanaatindeyim. Dolayısıyla, Londra ve ülke sınırları dışında mühim yetkilere sahip olan, ne istediğini bilen, dahası istediğini her daim almayı kafayaran Stuart Strange’in karşısına James Delaney gibi bir engel çıkması, endeksin gidişatını belirleyecek ön mühim unsurlardan biri. Bu noktada East India Company’den söz etmek istiyorum. Projenin gündeme gelmesinden bu yana bilhassa Honourable East India Company (HEIC)’nin dizide sergileyeceği tutum çokça tartışıldı. 1. Elizabeth devreinde kurulan Doğu Hindistan Şirketi, ticari nedenle yola çıkıp, askeri güçle beslenerek vakitle politik bir oluşuma dönüşen anonim şirket olarak tanımlanabilir. Bu tarafta pek çok tarihçi, 17. asırdan 19. asıra kadar geniş bir ticaret ağıyla dünyaya hükmederek ve bilhassa Hindistan’ı denetim altına alarak büyük bir güce sahip olan Doğu Hindistan Şirketi’nin sadece olumsuz yönleriyle izleyiciye aktarıldığı tarafında eleştirilerde bulunmuşlardı. Bu eleştirilerin çıkış noktası gerçekte endeksin senaryosunu kaleme alan Steven Knight’ın şu açıklamalarıyla alevlenmişti: “19. asır süresince CIA ve NSA ile eşdeğer sayılabilecek, dünyanın en büyük, en havalı uluslar arası anonim şirketi olan East India Company, aşırı ahlakçı ve din ile beslenen tek bir parçaya dönüşmüştü.” Fakat bir yada atılmamalıdır ki, kapitalizm ve emperyalizmin birleştiği noktada, neyin kim amacıyla doğru bulunduğu ve bu doğruluğu kimin objektif olarak yorumladığı tartışmaya açıktır her zaman.

 

James Delaney’in Afrika’da neler yaşadığını ve yaşattığını, nelere maruz kaldığını şimdilik bilmiyoruz. Babası Old Horace Delaney’nin zehirlenerek öldürüldüğünü öğrenmesinden sonra James’in daha da hırçınlaşacağını ve şimdilik açığa çıkmayan ile ilgili söylentilerin doğruluğunu göreceğimiz seksiyonler bekliyor bizi. Kız kardeşi Zilpha’nın James’ten açığa çıkarmasını istemediği o sırrın da kuşkusuz ki ortalığa saçılacağını biliyoruz. Genellikle kadın karakterlerin geri planda kaldığı Taboo’nun ilk alanında Zilpha’nın yanısıra sadece genel ev işleten Helga’yı gördük. Zilpha’nın eşi Thorne Geary’nin de sık sık “nigger” kelimesini telaffuz etmesiyle beraber endeksin cinsiyet ve ırk konularına fazlasıyla değineceğini söylemek mümkün; fakat daha da muhimi bu konuların hangi boyutta ve nasıl işleneceği. James’in korkularıyla kafaya çıkarak başkalarına korku saldığı günlere şahitlik ederken, hem sakin hem bir o kadar agresif bir şahısliğin yapabileceklerinin sınırı da olmayacaktır ön görü edersiniz ki. James’in şu an amacıyla itimat ettiği tek bir şahıs var: Brace (David Hayman). Yine de, sadece James’in ve babasının bildiklerini bilen Brace’in değişik tutumlar amacıylae girmiş olma ihtimalini ve bu tutumların ihanetle sonuçlanabileceğini unutmamak gerek. Ek olarak, ilk dört seksiyonün yönetmenliğini üstlenen Krystoffer Nyholm’un bütün ilgisini Tom Hardy’e verilenni söylemek de hatalı olmayacaktır sanıyorum ki.

 

Toparlayacak olursam, Tom Hardy’nin ön planda bulunduğu ilk seksiyon Shovels and Keys ile Taboo ardında cevaplanmayan pek çok soru bırakarak esrarengiz bir havaya bürünmeyi kafayarmış gözüküyor. Kalan yedi seksiyonün iyi noktalara değinmesini ve bilhassa Jonathan Pryce’ın performansının artmasını umarak, Hardy ve Knight’ın bir kez daha iyi bir iş çıkarabileceklerini düşünmek istiyorum.

Son olarakda Taboo 2. Bölüm Fragmanı

Eren Can

Yazar: Eren Can #administrator


Tüm Yazılarına Git

YORUM YAP


BU YAZIYA 0 YORUM YAPILMIŞ